|
"Üç hücreli bir mahpesteyiz"; din,aşk, şiir..Tutunamayanlar için üç dal; yaşamak için üç sebep. |
göğüs kafesini yırtmaya çalışıp da yırtamayan şey sensin.
ve göğüs kafesin dünya, yani zindan.
edebiyat yapcam diye edepsizlik yapma.
herseye baliklama atlayip sonra ortada kalma
hemi.
bak simdi iki gozum
bu bosluk varya
dunyanin orta yerindeki
hani icine dustugun durmadan
hani sana ortada kuyu var
yandan gec dedilerde
sende dilinde genclik lakirdilari
hadi gulum yandan yandan
derken boyladin bir kahpe zindani
Oyle bir zindan ki
ne kilit var
ne de parmaklik
lakin cikamazsin, kosamazsin, ucamazsin
oyle bir zindan ki
hayali var lakin
yoktur hakikati Leyla'nin.
Benden daha gozyasi bekleyen toprak
sen nakis nakis islenirken uzerime
tuz degil, ates bulacaksin gozlerimde
kahkahalara karisacak sarkilarim
haramilere teslim etmeden irzimi
aski yasayacagim
yasar gibi omrumun en son anini.
İkbâl için ahbâbı siâyet yeni çıktı
Bilmez idik evvel bu dirâyet yeni çıktı
(Yükselmek, iyi bir mevkiye gelmek için dostlarını çekiştirmek yeni çıktı, önceleri bu beceriksizliği bilmezdik, bu da yeni çıktı)
Sirkat çoğalıp lâfz-ı sadâkat modalandı
Nâmus tamam oldu hamiyyet yeni çıktı
(Hırsızlık çoğalıp sadakat sözü moda haline geldi, namusu bitirdik, hamiyet yeni çıktı)
Düşmanlara ahbâbını zemm oldu zerafet
Dildardan ağyâra şikâyet yeni çıktı
(Düşmanlara dostları yermek bir incelik oldu; başkalarına gönül dostlarından şikayet yeni çıktı)
Sâdıkları tahkîr ile red kaide oldu
Hırsızlara ikram ü inayet yeni çıktı
(Sâdık kişileri aşağılama, reddetme benimsenir oldu; hırsızlara ikram ve yardım yeni çıktı)
Hak söyleyen evvel dahi menfûr idi gerçi
Hainlere amma ki riayet yeni çıktı
(Her ne kadar doğruyu söyleyenler de önceleri nefretle karşılanmışsa da ancak hainlere uyma yeni çıktı)
Evrak ile ilân olunur cümle nizâmât
Elfâz ile terfîh-i ra'iyyet yeni çıktı
(Bütün düzenlemeler bazı kâğıtlar ile ilan olunur, söz ile halkın refaha eriştirilmesi ise yeni çıktı)
Âciz olanın ketm olunur hakk-ı sarîhi
Mahmîleri her yerde himâyet yeni çıktı
(Güçsüz olanın en belirgin hakkı saklı tutulur, himaye görenleri her yerde korumak yeni çıktı)
İsnâd-ı ta'assub olunur merd-i gayûra
Dinsizlere tevcîh-i reviyyet yeni çıktı
(Gayretli kişiler taassubla suçlanırken dinsizlere özgü derin düşünce yeni çıktı)
İslam imiş devlete pâ-bend-i terakki
Evvel yoğ idi işbu rivâyet yeni çıktı
(Devletin yükselmesine engel olan İslamiyet imiş, önceleri yoktu, bu rivayet yeni çıktı)
Milliyyeti nisyan ederek her işimizde
Efkâr-ı Firenge tebaiyyet yeni çıktı
(Her işimizde millî benliğimizi unutarak Batı düşüncesine körü körüne bağlılık yeni çıktı)
Eyvah bu bâzîçede bizler yine yandık
Zîra ki ziyan ortada bilmem ne kazandık
(Eyvah bu oyunda bizler yine yandık, çünkü zarar ortada bu konuda bilmem biz ne kazandık).
Ziya PAŞA
Nice ağlamayem, etmeyem feryat,
Giriftar-ı aşkın binevasıyem
Leylinindir Mecnun, Şirinin Ferhat,
Ben de Şeyh Nigar’ın mübtelasıyem.
Neylerem dünyayı, neylerem malı
Neylerem keşmiri, neylerem şalı
Ben divane oldum, aşkın pamali
Server-i hubanın bir gedasıyem.
Ey Seyyid Nigari, ey aşk-ı tuğyan,
Ey âşık-ı şeyda, ey kâr-ı efgan,
Karûban-ı aşka benim sarûban,
Leylinin Mecnunun rehnumasiyem.
Şeyh Nigari
Peltek Vaiz
peltek vaiz hani senin cema'atin
bak öteki bülbül gibi şakıyor
hele hutbede duruyor saatin
iteklesen bir saniye gitmiyor
gizlesen de dilindeki kanburu
çıkmak için bir yolunu buluyor
s yılan z kuyu evet kanguru
gibi harfler ah nasıl da zıplıyor
Kendi Kendine Lise Geometri
Dört adam, paçaları çamurlu,
Arkadan sırtları yamuk,
Pantolonları silindir.
Omuzlayıp götürmektedir,
Yere paralel bir kişiyi.
Dört adam, yere dikey
Ve gönülleri iç bükey,
Sonsuza çizilmiş doğrular...
Önce yere dik,
Sonra paralel,
Sonra parçalanıp sağa sola,
Bir atom bombardımanı olacaklar.
Dört adam, şimdi yeri kazıp,
Toprağa bir ceset bıraktılar;
Yer küresine bir yerinden
Değen bir teğet bıraktılar.
Dört adam, şimdi İstanbul?un
Dört yanına dağılacaklar.
Toprak
Ve yere bıraktıkları ile
Dik açıyı koruyacaklar.
Sonra onlar da yere paralel,
Beklesin paraleller, beklesin
Sonsuzda kesişecekler.
mesnedi yok bu askin
dili yok bu asigin
anlatmak istese de derdini
yazamaz cun, kiriktir kalemi
beni divane kilan bir, gozu ahu
selvi gibi boyu, mahtir yuzu
felegin tuhaftir, acidir isi
olmaz derler, na mumkun
bu asigin isi.
mesnedi yok bu askin
dili yok bu asigin.
Ben sana çok dualar yolladim
Gücümce hamd ve senalar yolladim
Sen bana akil-fikir vermistin
Suç benim Rabb'im ,Ben çuvalladim....
ey vaiz! bizi cehennem ateşiyle korkutamazsın çünkü sevgilinin dudakları bizi cehennemde yanmağa alıştırdı Kadı Burhanneddin ( snrm)