Aşkı öldürecek kadar taşkın
Makul bir ölümü olmalı aşkın
Haykırabilseydim ismini
Gönlümün kırık duvarlarına
Akmazdı gözümün kanlı çeşmesi
Bulutları pare pare gökyüzünün
Yağdırmazdı üzerime sağnak sağnak
Musibetleri..
Toprak çekmezdi kanımı
Damarlarımın ince kıvrımlarından
Kara bağrına..
Etraf o kadar karanlık
Ve başım dumanlı ki
Şu parıldayan ışık
Ay mıdır?
Yoksa gözlerin mi?
Bilemiyorum..
Bilemiyorum, hangi iklimin
Ebemkuşağı sarılmış beline
Ve hangi meltemin;
Tatlı meltemin
kokusu sinmiş tenine..
Kar yağmadan gel ne olur
Sonra kapanır yollar, bacalar
Kapanır gönlümün aheste kapıları
Kar yağmadan gel ne olur
Üşürüm, titrer elim, sesim
Haykıramam sonra adını
Avuçlarıma…
Kar yağmadan gel ne olur
Ne olur çiçeğim solmadan
Dalda yaprak kurumadan gel
Gel ne olur…
Biz hic iyi aile cocugu olamadik, kaldirim ve sokak baslarinda buyumus eli kirli cocuklardik, sevdikmi sonuna kadar seven, terketmenin sadece ölümle olacagina inanmis saf ama her turlu picligi ve kurnazligi gormus arka mahalle delikanlilariydik, bizi terkedenler sepetimize bir avuc aci biraktilar, biz hic terkedilme acisini böyle yasamamistik. Kimse bizi gercekten sevmedi, kaldirimlar haric ve kopeklerin bakislarinda bulduk sefkati...
Bir bulvar yosmasinda bile kalp vardir ve her fahisenin nefesinde yatar sakli masumiyet...biz hic geri donmeyi dusunmedik cunku kacak yolcu bavuluna her hatira sigmaz.
Bir basima burada duracagim...
sen gideceksin ben susacagim...
Hep susacagim...
susuyo...
Bu şehrin geceleri hergün güneş doğurur
Ve her gecenin ardında nice insan boğulur
Her batan güne inat yaşamak
Ve” yaşamak; nedir bilmiyorum”
Derdi hep ahmak!
Umursamadığınız tozpembe yaralarınız
Değildir, lütfen bakınız.
Vurduğunuz ve fakat öldürmediğiniz
Zavallı boynun büker
Ne gelir der elden; Kader..
Sürgün edilmiş, umudu ve hayali
Acıyla kavrulmuş naciz bedeni
Mahbubesi, kervanla giderken Yemen’e
Elleri kelepçeli ve hüzünlüdür kendince
Bu şehrin geceleri de hergün güneş doğurur
Ve her gecenin ardında nice insan boğulur
Saat oniki,
birazdan kudurur derya
birazdan aklına takılır,
yıllanmış yılık bir koşma
Saat oniki,
Düşürürler bir çocuğu yüzünkoyu
Sanırsın sanki, soysuzun,
gavur yurdundan frenk soyu
Saat oniki,
Alıp başın gidersin..
gidersen, yamyamlara kalacaktır
anayurdun,toprağın, bilesin..
24.11.2007 saat oniki değil.
sen giderken...
Her gidis adiminda
camur izin kalir arkamda
bir otobus götürür seni
tekerleginde kalir kalbim
döndükçe döner dunya
ruzgar olur gozyaslarim
aglama siginaklarinda
Sen giderken gunes takilir perdeme
ucurum olur yollar bana
gozume duser flu rengin
golgelikler rahmet olur
Her gidisinde ılık bir yagmur yapisir derime
sehvet akar iliklerimden
karanfil yapragi duser suya
saganak gunahlarin sehrinde
yagmur temizler benligimi
sen giderken o otobuste
bir gozyasi daha duser hasretimin cebine
yol cizgileri kaderim olur
bakir yalnizligim dikilir hayallerime
sen giderken gelir mektuplarin
zarflar yapisir terli cama
bugu birakilmis ayna siuletinde kalir sehir
o otobus kalbimle birlikte donerken
Her gidisinde yirtilir kalbimdeki deri
kanim damar damar ustune gelir
hücrelerim sökülür çorap söküğü gibi
satırların çembe takar kalbime
dizelerinle carparsin kafamdaki telteye
sen giderken duser yildirimlar
her noktada kalmaz beyazlik
parkta unutulmus cocuk masumiyetinde kalir insan
yildirim dusmuscesine
kalbimle dönen
tekerlege
Sen giderken kalbim melul olur
mayislar cikmaz sokak
ruhumdaki acida islaklik
solmuş benizlerde hasret
yollar bana alev olur....
20 mayis 2007
ser-hus
bir karanfil mesafesinde yitik kaldik
mehdi bekleyen tabyalarim
bativerdi denizinde
yeryuzu bizi bekler
hicrete hazir ol sevgilim
biberli votka kirmizisi
seytan bedenli memelerim
bir göğüs ucuna yazilmis bu keder
bebegini emziren anneyi
ummeti bekleyen kaderi
kim durdurabilir
sökse bile isa, carmihtaki civiyi
Gül dalında açmış ayva kokulu narın
bahar mevsiminde sağnak yağan karın
adı, sanı, tadı..
Izdırabın ardında bekleyen sevginin,
-sevgilinin
dokunamadığım saçlarının kokusunda
-hayatın
anlamsız gelen ayrıntılarının yarattığı
-meleke
kesvedeceğim gündür, Yaşadığım gün;
bugün.
Saklarim gözümde güzelligini
Her neye bakarsam sen varsin orda
Kalbimde gizlerim muhabbetini
Koymam yabanciyi sen varsin orda
Askimin temeli sen bir alemsin
Sevgi muhabbetsin dilde kelamsin
Merhabasin dosttan gelen selamsin
Duyarak alirim sen varsin orda
Çesitli çiçekler yesil yapraklar
Renklerin içinde naksini saklar
Karanlik geceler aydin safaklar
Uyanir cümlâlem sen varsin orda
Mevcudiyette olan kudreti kuvvet
Senden hasil oldu sen verdin hayat
Yoktur senden baska ilâh nihayet
Inanip kanmisim sen varsin orda
Hu çeker iniler çalinan sazlar
Kükremis dalgalar cosar denizler
Günes dogar perdelenir yildizlar
Saçar kivilcimlar sen varsin orda
Veysel'i söyleten sen oldun mutlak
Gezer daldan dala yorulur ahmak
Sen agaç misali biz dalda yaprak
Meyva çekirdeksin sen varsin orda
veysel